Coğrafya Testleri

Altın Test 6

Soru 1 / 20Altın Test 6

Boğaz (yarma) vadi; akarsuların enine uzanan sıradağları aşındırıp yararak oluşturduğu, dik yamaçlı, tabansız ve derin vadi tipleridir. Bu vadiler dağlık kütlelerin iç kısımları ile kıyı kuşağı arasında doğal geçit yolları oluşturur. Buna göre, yer şekilleri ve akarsu yatakları göz önüne alındığında, Türkiye'de boğaz (yarma) vadi tiplerine aşağıdaki yerlerin hangisinde yaygın olarak rastlanması beklenir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
  1. 1. Boğaz (yarma) vadi; akarsuların enine uzanan sıradağları aşındırıp yararak oluşturduğu, dik yamaçlı, tabansız ve derin vadi tipleridir. Bu vadiler dağlık kütlelerin iç kısımları ile kıyı kuşağı arasında doğal geçit yolları oluşturur. Buna göre, yer şekilleri ve akarsu yatakları göz önüne alındığında, Türkiye'de boğaz (yarma) vadi tiplerine aşağıdaki yerlerin hangisinde yaygın olarak rastlanması beklenir?

    • A) İç Anadolu Bölgesi'ndeki geniş düzlük ve platolarda
    • B) Ege Bölgesi'ndeki çöküntü (graben) ovalarında
    • C) Ergene Havzası'ndaki menderesli akarsu yataklarında
    • D) Akdeniz ve Orta Karadeniz sıradağlarını enine kesen nehir vadilerinde
    • E) Güneydoğu Anadolu'nun güneyindeki düz ovalarda

    Boğaz (yarma) vadiler dağların kıyıya paralel uzandığı yerlerde nehirlerin dağları enine yarıp geçmesiyle oluşur. Akdeniz'de (Toroslar'ı yaran Seyhan, Göksu) ve Karadeniz'de (Canik Dağları'nı yaran Kızılırmak, Yeşilırmak) boğaz vadiler yaygındır ve buralar karayolu ulaşımında doğal geçit olarak kullanılır.

  2. 2. Türkiye'de boksit (alüminyum) madeninin çıkarım ve işletim alanları belirli bölgelerde yoğunlaşmıştır. Buna göre, Türkiye'nin boksit yatakları ve alüminyum sanayisi düşünüldüğünde, en önemli rezervlerin bulunduğu ve işletildiği merkez aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kastamonu - Küre
    • B) Elazığ - Maden
    • C) Sivas - Divriği
    • D) Konya - Seydişehir
    • E) Artvin - Murgul

    Alüminyumun ham maddesi olan boksit madeninin Türkiye'deki en önemli rezerv ve yatakları Konya-Seydişehir ile Antalya-Akseki çevresindedir. Seydişehir'de bu madeni işleyen büyük bir alüminyum fabrikası yer alır. Diğer seçeneklerden Küre ve Murgul bakır, Divriği demir yataklarıyla bilinir.

  3. 3. Türkiye'de 1980 sonrasında nüfus artış hızını yükseltmeyi hedefleyen çeşitli sosyal ve ekonomik politikalar uygulanmış olsa da nüfus artış hızı düşmeye devam etmiştir. Bu durum üzerinde, aşağıda belirtilen gelişmelerden hangisinin nüfus artış hızının yükseltilememesinde (doğum oranlarının düşmesinde) doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır?

    • A) Çekirdek aile yapısının yaygınlaşması ve çocuk yetiştirme maliyetlerinin yükselmesi
    • B) Kadınların aktif iş hayatına ve iş gücüne katılım oranının artması
    • C) Eğitim seviyesinin ve okullaşma oranının (özellikle kadınlarda) artması
    • D) Ülke genelinde kırdan kentlere olan iç göç hareketlerinin devam etmesi
    • E) Ortalama evlenme yaşının kadın ve erkeklerde belirgin şekilde yükselmesi

    Kadınların iş hayatına girmesi, eğitim düzeyinin ve okullaşma oranının yükselmesi ve buna bağlı olarak evlilik yaşının gecikmesi doğum oranlarını doğrudan düşürerek nüfus artış hızının yükseltilememesine yol açmıştır. Kırdan kente göç ise nüfusun mekansal dağılımini değiştirmiştir, doğum oranlarının azalmasında doğrudan birincil sebep değildir.

  4. 4. Türkiye, ithalat giderlerinin ihracat gelirlerinden fazla olmasına bağlı olarak dış ticaret açığı veren bir ülkedir. Buna göre, Türkiye'de dış ticaret açığını ve cari açığı kapatmak amacıyla gerçekleştirilecek önlemler arasında hangileri yer alabilir? I. Üretilen ürünlerin dış satımı için alternatif ve yeni uluslararası pazarlara açılmak II. Baca dışı sanayi olarak adlandırılan turizm sektörünü destekleyerek döviz girdilerini artırmak III. Ülke içinde sanayi üretimini kısıtlayarak dışarıdan ithal edilen mallara uygulanan vergileri tamamen kaldırmak

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız III
    • C) I ve II
    • D) II ve III
    • E) I, II ve III

    Dış ticaret açığı ithalatın ihracattan fazla olmasıdır. Bunu kapatmak için ihracatı artırmak, yeni uluslararası pazarlar bulmak (I) ve görünmeyen işlemler dengesi olan turizm gelirlerini artırıp döviz girdisini çoğaltmak (II) gerekir. İthalatı artırıp üretimi kısmak (III) ise açığı daha da büyütecektir.

  5. 5. Türkiye'de kara yolu ve demir yolu ulaşım hatlarının genel uzanış doğrultusu incelendiğinde, ana yolların çoğunlukla doğu-batı yönünde uzandığı görülmektedir. Ulaşım hatlarının doğu-batı doğrultusunda yoğunlaşmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Dağ sıralarının ve tektonik olukların genellikle doğu-batı yönlü uzanması
    • B) İklim elemanlarının doğu-batı yönünde esmesi
    • C) İthalat ve ihracat yapılan limanların sadece doğu ve batı kıyılarımızda konumlanması
    • D) Büyük sanayi bölgelerinin ve organize sanayi sitelerinin bu hatlarda bulunması
    • E) Nüfus ve büyük yerleşmelerin doğu-batı yönünde sıralanmış olması

    Türkiye'de dağ sıraları (Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar) Alp-Himalaya orojenezine bağlı olarak doğu-batı yönünde uzanmaktadır. Ulaşım hatları da en az maliyetli geçişi sağlamak için dağlar arasındaki doğu-batı yönlü tektonik olukları ve vadi tabanlarını takip eder. Bu durumun temel nedeni yeryüzü şekilleridir.

  6. 6. Türkiye'nin ithalat ve ihracatı kapsayan uluslararası dış ticaretinde, taşınan yüklerin parasal değeri ve tonaj miktarı bakımından en fazla tercih edilen ulaşım türü aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Deniz yolu
    • B) Hava yolu
    • C) Demir yolu
    • D) Boru hatları
    • E) Kara yolu

    Uluslararası ticarette tek seferde çok büyük miktarda yükün düşük maliyetle taşınmasını sağlayan deniz yolu, Türkiye dış ticaretinde en çok kullanılan ulaşım türüdür. Kara yolu ikinci sırada yer alır.

  7. 7. Bir merkezin yıllık ortalama sıcaklık ve yağış grafiği incelendiğinde; kış sıcaklıklarının 8-10 °C civarında olduğu, yaz sıcaklıklarının 28 °C'ye ulaştığı, en yüksek yağışın kış aylarında, en düşük yağışın ise yaz aylarında düştüğü görülmüştür. Yalnızca bu grafikteki sıcaklık ve yağış verileri dikkate alındığında, bu merkezle ilgili aşağıdaki yorumlardan hangisine _ulaşılamaz_?

    • A) Yıllık sıcaklık farkının yaklaşık 20 °C civarında seyrettiği
    • B) Yağışların oluşum kökeninin daha çok cephesel (frontal) karakterde olduğu
    • C) Yağış miktarının fazla, sıcaklığın düşük olduğu kış aylarında bağıl nem oranının yüksek olduğu
    • D) Kış sıcaklıkları sıfırın altına düşmediği için kış yağışlarının genellikle yağmur şeklinde olduğu
    • E) Yaz mevsiminin kurak ve sıcak geçtiği

    Verilen iklim grafiğinde kışlar ılık ve yağışlı, yazlar ise sıcak ve kurak geçmektedir. Bu durum tipik Akdeniz iklimidir. Akdeniz ikliminde yağışlar köken olarak sıcak ve soğuk hava kütlelerinin karşılaşma alanında oluştuğu için genellikle cephesel karakterlidir. Ancak bu bilgi coğrafi bir genelleme ve dış bilgidir; yalnızca grafikteki sıcaklık dereceleri ve yağış miktarı sütunlarına bakarak yağışın havadaki oluşum mekanizmasını doğrudan tespit etmek mümkün değildir.

  8. 8. Deniz üzerinden gelen nemli hava kütlelerinin, kıyıya paralel uzanan dağ sıralarına çarparak yamaç boyunca yükselmesi ve soğuması sonucu oluşan yağışlara orografik (yamaç) yağışlar denir. Buna göre, yer şekilleri özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki alanların hangisinde orografik yağışların görülme sıklığının diğerlerine göre daha fazla olması beklenir? I. Batı Karadeniz kıyı kuşağı II. Orta Karadeniz kıyı kuşağı III. Kıyı Ege kıyı şeridi IV. Akdeniz Bölgesi'ndeki Adana Yöresi

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve III
    • D) II ve IV
    • E) III ve IV

    Yamaç (orografik) yağışlarının oluşabilmesi için dağların kıyıya paralel uzanması ve hemen kıyıdan yükselmesi gerekir. Batı Karadeniz'de (Küre Dağları) bu durum belirgindir ve orografik yağışlar çok fazladır. Orta Karadeniz ve Adana'da dağlar kıyının gerisinde yükselir, Ege'de ise kıyıye dik uzanır; bu nedenle buralarda orografik yağışlar çok daha azdır.

  9. 9. Föhn rüzgârı; yüksek dağ yamaçlarından aşağıya doğru hızla inen hava kütlelerinin, sürtünmenin etkisiyle her 100 metrede yaklaşık 1°C ısınması sonucu oluşan sıcak ve kuru yerel bir rüzgârdır. Buna göre, bir dağ yamacında föhn rüzgârının esmeye başlamasıyla birlikte o yamaçta aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi _beklenmez_?

    • A) Tarım ürünlerinin normalden daha erken olgunlaşması
    • B) Havadaki nemliliğin (bağıl nem oranının) artması
    • C) Kar erimelerini hızlandırarak çığ, sel ve heyelan riskini artırması
    • D) Sıcaklığın ve havanın nem açığının artması
    • E) Havanın kurutucu ve sıcak bir etki yapması, orman yangını riskini artırması

    Föhn rüzgârları estikleri yamaçlarda sıcaklığı ve buharlaşmayı artırırken havadaki bağıl nemi (yağış ihtimalini) azaltır, nem açığını artırır. Dolayısıyla bağıl nemin artması beklenemez. Föhn yağış getirmeyen kuru bir rüzgârdır.

  10. 10. Yaz tatilini geçirdiği yörenin hava koşulları ve çevresini anlatan Selim şu gözlemleri paylaşmıştır: 'Temmuz ayında sıcaklıklar 18-20°C civarındaydı. Sık sık öğleden sonraları gök gürültülü sağanak yağışlar yaşanıyordu. Bu yağışlarla gürleşmiş yüksek dağ çayırları ve bu çayırlarda beslenen büyükbaş hayvan sürüleri dikkat çekiyordu. Akşamları ise hava oldukça soğuyor, günlük sıcaklık farkı kendini hissettiriyordu.' Selim'in gözlemlediği bu iklim ve bitki örtüsü özellikleri göz önüne alındığında, gittiği şehir aşağıdakilerden hangisi olabilir?

    • A) Kırklareli
    • B) Manisa
    • C) Erzurum
    • D) Konya
    • E) Şanlıurfa

    Yaz aylarının serin ve yağışlı geçmesi (konveksiyonel yaz yağışları), yüksek dağ çayırları ve büyükbaş hayvancılık Türkiye'de sadece Sert Karasal iklimin görüldüğü Erzurum-Kars bölümünde görülür. Bu nedenle doğru cevap Erzurum'dur.

  11. 11. Türkiye'deki bir merkeze ait yağış ve sıcaklık grafiği incelendiğinde şu özellikler belirlenmiştir: • En fazla yağış kış aylarında (Aralık, Ocak, Şubat) düşmekte olup kış yağışları toplam yağışın yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. • Yaz ayları oldukça kurak geçmekte ve yıllık ortalama sıcaklık 15°C'nin üzerindedir. • En soğuk ay ortalaması 10°C civarındadır ve kar yağışlı gün sayısı oldukça azdır. Buna göre, bu yağış ve sıcaklık özelliklerine sahip olan iklim grafiği aşağıdaki illerimizden hangisine ait olabilir?

    • A) Şanlıurfa
    • B) Muğla
    • C) Erzurum
    • D) Kayseri
    • E) Zonguldak

    Kış mevsiminin en yağışlı dönem olması, yaz kuraklığının belirginliği, kış sıcaklıklarının sıfırın altına nadiren düşmesi (en soğuk ayın 10°C civarında olması) tipik kıyı Akdeniz ikliminin özellikleridir. Verilen seçenekler arasında bu iklim tipine sahip olan tek il Muğla'dır. Zonguldak'ta en çok yağış sonbahardadır; Kayseri ve Erzurum'da ise kış sıcaklıkları çok düşüktür.

  12. 12. Ege kıyılarında deniz seyahatine çıkan bir grup, İzmir'in Karaburun Yarımadası'ndan hareket ederek güney yönünde Muğla'nın Fethiye ilçesine kadar kıyı boyunca yol almıştır. Buna göre, grubun bu rotası üzerinde aşağıdaki körfezlerden hangilerinden geçmesi _beklenmez_? I. Güllük Körfezi II. Saros Körfezi III. Çandarlı Körfezi IV. Gökova Körfezi

    • A) I ve II
    • B) I ve III
    • C) II ve III
    • D) II ve IV
    • E) III ve IV

    Karaburun'dan güneye, Fethiye'ye doğru inen bir tekne sırasıyla Kuşadası, Güllük ve Gökova körfezlerinin yanından geçer. Ancak Çandarlı Körfezi Karaburun'un kuzeyinde (Aliağa-Dikili arasında), Saros Körfezi ise Kuzey Ege'de (Gelibolu Yarımadası kuzeyi) yer aldığından bu güzergahta bulunmazlar.

  13. 13. Türkiye'deki bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla hazırlanan kalkınma projelerinde bazı iller coğrafi ve ekonomik durumlarından ötürü birden fazla proje kapsamında yer almaktadır. Buna göre, aşağıda verilen illerden hangisi birden fazla bölgesel kalkınma projesi (örneğin hem DOKAP hem de Yeşilırmak Havzası Projesi) sınırları içerisinde _yer almaz_?

    • A) Tokat
    • B) Kayseri
    • C) Amasya
    • D) Samsun
    • E) Çorum

    Samsun, Amasya, Tokat ve Çorum illeri hem Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) hem de Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kapsamındadır. Kayseri ise bu projelerin tamamen dışındadır ve demografik/coğrafi özellikleri sebebiyle bu grupta yer almaz.

  14. 14. Türkiye'deki akarsuların genel özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi akarsularımız hakkında yanlış bir bilgidir?

    • A) Yakın bir jeolojik zamanda toptan yükselen ülkemizde akarsular henüz denge profiline ulaşmamıştır.
    • B) Yatak eğiminin azaldığı alanlarda oluşan menderesli (büklümlü) akarsu yapılarına en çok Ege Bölgesi'nde rastlanır.
    • C) Türkiye bir yarımada olduğundan ve dağlar kıyıya paralel uzandığından akarsularımızın boyları genellikle kısadır.
    • D) Yağış rejiminin genellikle düzensiz olmasından dolayı akarsularımızın akış (debi) rejimleri genellikle düzenlidir.
    • E) Türkiye'deki akarsuların büyük bir kısmı sularını açık denizlere ulaştıran açık havza özelliğine sahiptir.

    Türkiye'de Karadeniz iklim bölgesi hariç genel olarak yağış rejimi düzensizdir. Bu duruma bağlı olarak akarsularımızın debi ve akış rejimleri de düzensiz bir yapı gösterir. Dolayısıyla akarsularımızın rejimlerinin düzenli olduğu bilgisi yanlıştır.

  15. 15. Türkiye'nin 'Ocak Ayı İndirgenmiş Sıcaklık Haritası' incelendiğinde, en düşük sıcaklık değerlerinin Kuzeydoğu Anadolu'da ölçüldüğü görülmektedir. Buna göre, Kuzeydoğu Anadolu'da sıcaklıkların bu denli düşük olmasının nedenleri arasında aşağıdakilerden hangisi _yer almaz_?

    • A) Denizel etkilerden uzak şiddetli karasallık şartlarının yaşanması
    • B) Kış aylarında bölgede etkili olan Sibirya termik yüksek basınç merkezinin dondurucu etkisi
    • C) Enlemin etkisiyle kuzey yönlü rüzgarların bölgeye soğuk hava taşıması
    • D) Havadaki nem oranının az olmasına bağlı olarak ışıma miktarının fazla olması
    • E) Bölgenin ortalama yükseltisinin deniz seviyesinden çok fazla olması

    İndirgenmiş sıcaklık haritalarında yükselti faktörü tamamen yok sayılır ve her yer deniz seviyesinde (0 m) kabul edilir. Bu nedenle, indirgenmiş sıcaklık haritasında görülen herhangi bir sıcaklık farkı veya en düşük sıcaklık alanları yükselti faktörü ile açıklanamaz. Doğru cevap E seçeneğidir.

  16. 16. Ova ve oluşum türü hakkında verilen; I. Tefenni Ovası -> Karstik Ova II. Silifke Ovası -> Delta Ovası III. Suluova -> Delta Ovası IV. Dikili Ovası -> Tektonik Ova eşleştirmelerinden hangileri doğru _değildir_?

    • A) I ve II
    • B) I ve III
    • C) II ve III
    • D) II ve IV
    • E) III ve IV

    Tefenni Ovası karstik erimelerle oluşmuş bir karstik (polye) ovadır (I doğru). Silifke Ovası, Göksu Nehrinin taşıdığı alüvyonlarla oluşmuş bir delta ovasıdır (II doğru). Suluova, Orta Karadeniz'de yer alan tektonik çöküntü ovasıdır (III yanlış). Dikili Ovası ise Bakırçay'ın ağzında yer alan bir delta ovasıdır (IV yanlış). Dolayısıyla III ve IV. esleştirmeler yanlıştır.

  17. 17. Akarsuların taşıdığı kil, kum ve çakıl gibi alüvyal malzemelerin akarsu yataklarının önünü kapatması veya koy-körfez ağızlarında set oluşturmasıyla 'alüvyal set gölleri' meydana gelir. Buna göre, aşağıda verilen göllerden hangisi bu şekilde oluşan alüvyal set göllerine örnek gösterilebilir?

    • A) Köyceğiz Gölü
    • B) Durusu Gölü
    • C) Burdur Gölü
    • D) Kilimli Gölü
    • E) Gembos Gölü

    Muğla yakınlarında yer alan Köyceğiz Gölü, akarsu alüvyonlarının bir koyun önünü kapatmasıyla oluşmuş tipik bir alüvyal set gölüdür. Diğer göllerden Gembos karstik, Burdur tektonik, Durusu kıyı set (lagün) ve Kilimli ise buzul (sirk) kökenlidir.

  18. 18. Bir dağ yamacı boyunca yükselen bir araştırma grubu; yamaç eteklerinde kayın, kestane, gürgen ve meşe gibi geniş yapraklı ağaçları; dağın orta kesimlerinde ladin, göknar ve karaçam gibi iğne yapraklı ağaçları; zirveye yakın kesimlerde ise dağ çayırlarını gözlemlemiştir. Bitki örtüsünün dağ yamaçları boyunca bu şekilde dikey kuşaklar oluşturmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisi?

    • A) Gününeş ışınlarının geliş açısını belirleyen bakı faktörünün yamaçlar arasındaki etkisi
    • B) Kıyılardan iç kesimlere doğru gidildikçe nem miktarının azalması
    • C) Yamaç yukarısına doğru toprak örtüsü kalınlığının ve türünün değişmesi
    • D) Yükseldikçe havanın nem taşıma kapasitesini gösteren maksimum nemin artması
    • E) Yüksekliğe bağlı olarak sıcaklık değerlerinin her 200 metrede yaklaşık 1°C azalması

    Yükseldikçe sıcaklığın azalması (her 200 metrede 1°C) bitki örtüsünün sıcaklık isteklerine göre dikey kuşaklar (geniş yapraklı, karışık, iğne yapraklı ve dağ çayırları) oluşturmasının temel nedenidir.

  19. 19. Türkiye'de kara yolu ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla yapılan tünel ve geçitlerin birçoğu Karadeniz ve Akdeniz gibi dağların kıyıya paralel uzandığı engebeli bölgelerdedir. Buna göre, aşağıda verilen tünel ve geçitlerden hangisi bulunduğu coğrafi bölge yönüyle diğerlerinden farklı bir bölgede yer alır?

    • A) Ovit Tüneli
    • B) Yeni Zigana Tüneli
    • C) Çubuk Geçidi
    • D) Belen Geçidi
    • E) Sabuncubeli Tüneli

    Yeni Zigana Tüneli ve Ovit Tüneli Karadeniz Bölgesi'nde; Çubuk Geçidi ve Belen Geçidi Akdeniz Bölgesi'nde yer alır. Sabuncubeli Tüneli ise İzmir ile Manisa arasında yer alıp Ege Bölgesi'ndedir.

  20. 20. Türkiye'de hayvancılığı geliştirmek için; I. Mera hayvancılığını teşvik etmek II. Hayvan soylarını ıslah etmek (iyileştirmek) III. Otlakları aşırı otlatılmayı önlemek için dönüşümlü/nöbetleşe kullanmak IV. Büyükbaş hayvancılık yerine tamamen küçükbaş hayvancılığa önem vermek uygulamalarından hangilerinin yapılması gerekir?

    • A) I ve III
    • B) I ve IV
    • C) II ve III
    • D) II ve IV
    • E) III ve IV

    Hayvancılığı geliştirmek için iklime bağlı verimi düşük olan mera hayvancılığı yerine modern besi ve ahır hayvancılığı teşvik edilmeli; yerli ırkların verimini artırmak için hayvan soyları ıslah edilmeli (II) ve otlaklar aşırı otlatılmayı önlemek amacıyla nöbetleşe/dönüşümlü olarak kullanılmalıdır (III). Büyükbaş yerine küçükbaşa yönelmek geliştirici bir önlem değildir. Bu nedenle II ve III doğrudur.

KPSS SınavBankası — gerçek soru bankası, %100 ücretsiz. Furkan Cingöz tarafından.